Geriatri Tetkik Paketi-Detaylı

65 yaş ve üstü bireylerde var olan hastalıkların durumunu kontrol etmek ve yeni hastalıkların erken teşhisi için yapılan detaylı testler ve değerlendirmelerdir. Ayrıca yaşlılarda en azından yılda bir kez taranması önerilen kolesterol, B12, Tiroid ve D vitamini testlerini de içermektedir.

 

Test Sayısı
23
Örnek Tipi
İdrar Kan
Tahmini Sonuçlanma Süresi
Tahmini sonuçlanma süreleri numunelerin laboratuvara ulaştıktan sonra geçen süreyi belirtmektedir.
12 Saat

Adresinizde talep ettiğiniz hizmetin gün ve saatini belirtir misiniz?

Hizmeti talep ettiğiniz tarih ve saat, Memorial Evde Bakım Ekibimizin sizi araması sonrasında onaylanacaktır.Pazar günleri ve resmi tatillerde hizmet talebinde bulunmak için canlı destek üzerinden hasta danışmanlarımız ile görüşebilirsiniz.

Online Doktor Görüşmesi ister misiniz?

Sonuçlarınızın belirlenen doktorlarımız tarafından Online Doktor Görüşmesi ile değerlendirilmesini ister misiniz?

Online Doktor ile sonuçlarınızın değerlendirilmesi ek 250 TL ile ücretlendirilecektir.

Kupon kodunuz varsa bir sonraki adımda kullanarak indirimden faydalanabilirsiniz.

Bu Test Benim için Uygun mu?

65 yaş ve üstü bireylerde ilerleyen yaşla birlikte kronik hastalıkların sayısı da artmaktadır. İleri yaştaki hastalarda, bazı hastalıklar farklı bir görünümle ortaya çıkabilir. Belirli bir şikayetin birden çok sebebi olabilir. Veya bir şikayet hasta ve hasta yakını tarafından kolayca yaşlılığa bağlanabilir. Detaylı Geriatrik tetkik paketi ile birçok hastalık taranmaktadır. Geriatrik değerlendirmede yalnızca belirli bir semptomu tedavi etmek değil, aynı zamanda kişilerin sağlık durumunun ve günlük yaşamdaki bağımsızlığının mümkün olduğunca uzun süre koruması hedeflenmektedir. Düzenli kontroller ve önleyici tedaviler ile ileri yaşlarda görülebilen hastalıkların hasta ve hasta yakınları üzerinde oluşturacağı olumsuz sonuçlar azaltılabilir.

Geriatri Tetkik Paketi-Detaylı Hakkında

Neden bu paketi almalıyım? İleri yaşlarda hipertansiyon, diyabet (şeker hastalığı), hiperlipidemi, osteoporoz ( kemik erimesi), tiroid-paratiroid hastalıkları gibi dahili problemler yanında unutkanlık, idrar kaçırma, beslenme bozuklukları, düşkünlük gibi geriatrik sendromlar sık görülür. Bu tarz rahatsızlıkları yaşayan hastalar bu paketten yararlanabilir.  Geriatri Tetkik Detaylı Paketi ile yaşlılıkta sık görülebilen birçok hastalık taranmaktadır. Test sonuçlarının klinik görüşme ve gerekirse evde yapılabilecek olan fizik muayene ile birleştirilmesi ile erken tanı ve sağlıklı yaşlanma adına faydası olacaktır. Özel talimatlar: Testler 8-10 saat açlık sonrası sabah 08.00 - 10.00 saatleri arasında yapılmalıdır.   Uzman görüşü: 65 yaş ve üstü bireylerde ilerleyen yaşla birlikte kronik hastalıkların sayısı da artmaktadır. İleri yaştaki hastalarda, bazı hastalıklar farklı bir görünümle ortaya çıkabilir. Belirli bir şikayetin birden çok sebebi olabilir. Veya bir şikayet hasta ve hasta yakını tarafından kolayca yaşlılığa bağlanabilir. Detaylı Geriatrik tetkik paketi ile birçok hastalık taranmaktadır. Geriatrik değerlendirmede yalnızca belirli bir semptomu tedavi etmek değil, aynı zamanda kişilerin sağlık durumunun ve günlük yaşamdaki bağımsızlığının mümkün olduğunca uzun süre koruması hedeflenmektedir. Düzenli kontroller ve önleyici tedaviler ile ileri yaşlarda görülebilen hastalıkların hasta ve hasta yakınları üzerinde oluşturacağı olumsuz sonuçlar azaltılabilir.

İçerdiği Test Grupları

LDL kolesterol, kolesterol, trigliseritler ve diğer yağları vücuttaki çeşitli dokulara taşıyan lipit ve proteinlerden oluşan bir moleküldür. Genellikle 'kötü kolesterol' olarak adlandırılan çok fazla LDL kolesterol, arter duvarlarında yağ birikintilerinin birikmesine neden olarak potansiyel olarak ateroskleroz ve kalp hastalığına yol açabilir. LDL kolesterol testi kalp hastalıklarının tespitinde, kolesterol tedavisinin takibinde kullanılır.
Trigilseridler kanda bulunan bir tür yağdır. VLDL ve şilomikronlar tarafından kanda taşınırlar. Yemek yendikten sonra fazla kalori trigliseride dönüşür, sonrasında bunlar yağ olarak depolanmak üzere hücrelere taşınır. Vücut enerji istediğinde trigliseridler serbest kalır. Kalp hastalığı riskini araştırmak için trigliserid testi yapılır. Ayrıca yüksek trigliserid düzeyi nedeniyle tedavi görülüyorsa takip amaçlı da trigliserid testi istenir. Diyabeti olan hastalarda eğer kan şekeri kontrol altında değilse trigliserid değeri yüksek çıkabilir.
HDL kolesterol ya da yüksek yoğunluklu lipoprotein, vücuttaki kolesterolü kan dolaşımından uzaklaştıran ve onu karaciğere taşıyan ve burada parçalanıp safrada vücuttan atılan bir moleküldür. HDL kolesterol yaygın olarak 'iyi kolesterol' olarak bilinir. HDL düzeyi düşük çıktığında kalp hastalığı riski taşıma oranını gösterebilir. Kalp damar hastalığı tespitinde ya da kolesterol tedavisi esnasında tedavi takibi için uygulanır.

Tiroid, boynun ön tarafında bulunan ve metabolizmayı yönetmeye yardımcı olan hormonlar üreten bir bezdir. T4, tiroid bezi tarafından üretilen hormonlardan bir tanesidir. Tiroid bezinin fazla ya da az çalışması durumunda salgıladığı hormonların seviyesinde de değişiklik oluşmaktadır. T4 hormonunun çoğu kandaki proteine bağlanarak işlev görürken, bir kısmı da serbest kalarak vücut ve dokular tarafından kullanılır. T4 hormonu, metabolizmanızın hızını artırmak için üretilir. Hipotiroidi hastalarında kandaki serbest T4 düzeyi düşük iken, hipertiroidi hastalarında bu değer genellikle normal aralığın üzerindedir. Serbest T4 düşüklüğünde; ödem, üşüme, kabızlık, saç dökülmesi, kas krampları, kilo alma, depresyon gibi belirtiler görülebilir. Gözde kuruluk, ışık hassasiyeti, görme problemleri, kaygı bozukluğu, halsizlik gibi belirtiler serbest T4 yüksekliğinde ortaya çıkabilmektedir.
Paratiroid hormonu (PTH), tiroid bezlerinin hemen arkasında bulunan dört küçük bez tarafından üretilir. Kalsiyum seviyesini düzenleyen Paratiroid hormonu çok yüksek veya çok düşükse, bu durum D vitamini düzeylerini etkilediği gibi kemik ve böbrek sağlığını da etkileyebilir. Kalsiyum seviyeleri düşük olduğunda, Paratiroid bezi kan dolaşımına PTH salgılar. Paratiroid hormonu yüksekliğinde; kas ağrıları, aşırı şekilde su içme isteği,  kabızlık, uyku hali, kaşıntı ve hafıza problemleri gibi  belirtiler görülebilmektedir.
"Tiroid Stimülan Hormon” kelimesinin kısalmasıdır. Türkçe karşılığı “tiroid uyarıcı hormon” demektir. Tiroid bezinin işlevlerini kontrol etmek için beyindeki hipofiz bezi tarafından üretilen bir hormon türüdür. TSH hormonu, aşırı ya da yetersiz çalıştığı zaman bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Tiroid Uyarıcı Hormon (TSH), hipofiz bezi tarafından üretilir ve tiroid bezinin iki hormonu olan tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) üretmesi için uyarır. TSH düşüklüğünde; ishal, kas güçsüzlüğü, kilo kaybı, yorgunluk, uykusuzluk, üdet döneminde düzensizlik gibi belirtiler görülebilmektedir. Metabolizmanın yavaşlaması, iştah açılması, depresyon, sinirlilik, depresif hal, kalp çarpıntısı, eklem ağrısı gibi belirtiler ise TSH yüksekliği işareti olabilir.

AST (Aspartat Aminotransferaz) vücudumuzun en büyük organı olan karaciğer tarafından vücudun normal çalışması için üretilen bir enzimdir. SGOT (serum glutamik-oksaloasetik transaminaz) olarak da adlandırılan AST; beyin, kalp, böbrek, kas ve kırmızı kan hücrelerinde de bir miktar bulunur. Başta karaciğer kanseri olmak üzere, kronik hepatit, siroz ve safra kanallarındaki tıkanıklıklar, travmalar, karaciğer yağlanması, kateterizasyon ve anjiyoplasti, nöromüsküler hastalıklar ve aşırı AST yüksekliğine neden olabilir. AST değerlerinin yüksek olması karaciğer, kalp, beyin, böbrek ve kaslardaki herhangi bir hastalığı işaret edebilir. Böbrek hastalıkları, diyaliz, diyabetik ketoasidoz, hamilelik ve B6 vitamin eksikliği ile ileri derecedeki beslenme bozuklukları ise AST düşüklüğüne neden olur. Normal değerlerin altında görülen AST, genellikle bir sorun olarak değerlendirilmese de, düşük olmasının nedenlerinin de iyi araştırılması gerekir.
ALP( Alkalen Fosfataz), vücut dokularında bulunan bir enzimdir. Vücuttaki proteinlerin parçalanmasında rol almaktadır. Yetişkinlerde karaciğer, kemik, bağırsak, böbrek gibi organlarda sentezlenir. ALP ile karaciğer sağlığı kontrol edilir. Eğer kişide sarılık, mide bulantısı, karın ağrısı gibi sorunlar varsa kişinin karaciğeri ya da safra kesesinde sorun olduğu düşünülür. Bu zamanda da ALP sonuçları önemlidir. ALP yüksekliği karaciğer ve safra yolları sorunlarıyla bağlantılıdır.
ALT (Alanin Aminotransferaz), vücudun en önemli organlarından biri olan karaciğer tarafından üretilen bir enzimdir. Çoğunlukla karaciğerde bulunan ALT; az miktarda kalp, böbrek ve kaslarda da bulunur. ALT yüksekliğine karaciğer yağlanması, obezite, diyabet, ilaç kullanımı, alkol kullanımı, hepatitler, siroz, safra yolu tıkanıklıkları, malignite ve kalp yetmezliği neden olur. ALT düzeylerinin düşük olması ise genellikle tıbbi açıdan bir anlam ve tehlike ifade etmez. Bu nedenle ALT seviyesini düşük olduğunu gören kişilerin endişe etmesine gerek yoktur.

Yaşamsal fonksiyonların sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlayan total proteinler, dokuların ve hücrelerin temel taşlarını oluşturur. Kanın plazma kısmında bulunan total Protein miktarı değerinin düşüklüğü veya yüksekliği karaciğer, böbrek veya kemik iliğini içeren çeşitli hastalıkların yanı sıra diğer metabolik veya beslenme bozukluklarının tanı ve tedavisinin takibi için önemlidir. Genel sağlık kontrollerinde, vücutta ödem oluştuğunda, karaciğer ya da böbrek fonksiyonlarını kontrol etmek ve beslenme bozukluğu olduğu düşünülen kişilerde total protein düzeyleri kontrol edilir. Total protein; hepatit B veya C veya HIV veya enfeksiyonlar, Multipl miyelom veya Waldenstrom hastalığı gibi kemik iliği bozuklukları, aşırı sıvı kaybı, hiperimmünglobulin sendromu ve gammopati gibi durumlarda yüksek değerlerde olabilir. Ödemler, yanık, travmalar, nefrotik sendromlar, karaciğer hastalığı, kanser, beslenme bozuklukları ve kronik enfeksiyonlar total protein düzeylerin düşük olmasına neden olabilir.
Albümin esas olarak karaciğerde günde 12 ile 14 gram arasında sentezlenen ve kanda bulunan 3 temel protein türünün en fazla olanıdır. Albümin, sıvının kan dolaşımında kalmasına yardımcı olarak diğer dokulara sızmasını engeller. Ayrıca hormonlar, vitaminler ve enzimler de dahil olmak üzere vücuda çeşitli maddeler taşır. Düşük albümin seviyeleri, karaciğeriniz veya böbreklerle ilgili bir rahatsızlık belirtisi olabilir. Albümin seviyesinin düşük olması siroz dahil karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı, yetersiz beslenme, enfeksiyon, enflamatuar bağırsak hastalığı, tiroid hastalığı, belirtisi olabilir. Albümin düzeyinin normalden daha yüksek seviyelerde olması ise dehidrasyon veya şiddetli ishale yol açabilir. Albümin seviyesinin normal aralıkta olmaması mutlaka tedavi gerektiren bir tıbbi durum anlamına da gelmeyebilir. Steroidler, insülin, hormonlar ve istenmeyen gebeliği haplar gibi diğer ilaçlarda albümin seviyesini düşürebilir.

Kan şekeri de denilen glikoz, kanda bulunan ana şekerdir. Tüketilen yiyeceklerden gelen glikoz, vücudun ana enerji kaynağını oluşturur. Kan yoluyla enerji için kullanılmak üzere vücudun tüm hücrelerine glikoz taşınır. Kandaki glikoz oranının yüksek veya düşük olması ciddi tıbbi sorunlara neden olabilir. Yüksek kan şekeri seviyeleri (hiperglisemi), kalp hastalığına, körlüğe, böbrek yetmezliğine ve diğer komplikasyonlara neden olabilen bir şeker hastalığı belirtisidir. Düşük kan şekeri seviyeleri (hipoglisemi) ise tedavi edilmezse beyin hasarı da dahil olmak üzere büyük sağlık sorunlarına yol açabilir. Glikoz testi, kişinin kanındaki glikoz (şeker) seviyesinin ölçülerek diyabet taramasının yapıldığı bir uygulamadır.

Vücuttaki akyuvar, alyuvar ve kan pulcukları sayısı ile hemoglobin ve hematokrit değerlerinin ölçüldüğü tam kan sayımı (hemogram) testi pek çok hastalığın tanısının konulmasına yardımcı olmaktadır. Vücudumuz için hayati öneme sahip içerikteki kanımızın özellikleri çeşitli sağlık sorunları ile ilgili önemli bilgiler vermektedir. Tam kan sayımı CBC, Hemogram, ve TKS isimleriyle de bilinmektedir. Kandaki hücrelerin sayısını ölçen bu test ile beyaz kan hücreleri (WBC), kırmızı kan hücreleri (RBC) ve trombositler (PLT’ler) plazma içindeki üç hücrenin sayımı yapılır. Bu test sayesinde; kanama bozukluğuna bağlı sorunlar, kansızlık yani anemi, enfeksiyonlar, bağışıklık sisteminin organları enfeksiyondan ve yaralanmadan korumak için başlattığı süreç olan enflamasyon ( vücuttaki iltihap durumu), kan kanseri gibi hücreleri olumsuz yönde etkileyen birçok durum tespit edilebilmektedir.

Üre, proteinlerde bulunan amino asitlerin son parçalanma ürünüdür. Protein parçalanması sonucunda karaciğerde amonyak formunda olan azot ortaya çıkar. Azot, atık ürün üresini oluşturmak için karaciğerdeki diğer kimyasallarla birleşir ve üre kan dolaşımına karışarak böbreklere ulaşır. Böbreklerde kandan süzülen üre, idrar yolu ile vücut dışına atılır. Sağlıklı bireylerdeki sağlıklı böbrekler, vücudun ürettiği ürenin yüzde 90’ından fazlasını dışarı atar. Bu durum böbreklerin sağlıklı çalıştığını gösterir. Böbrek veya karaciğerde görülen hastalıklar, kandaki üre miktarını etkileyebilir. Karaciğerde üre miktarı arttığında veya böbrekler tarafından çıkarılan üre miktarı azaldığında, kan üre oranı yükselir. Yine karaciğerin önemli hasarı veya hastalığından üre üretimi azalırsa kan üre oranı düşebilir. Üre testi kandaki üre seviyesini belirlemektedir.
Kreatinin vücutta böbrek fonksiyonlarını gösteren en önemli parametrelerden biridir. Kandaki kreatinin miktarının kan testi ile ölçülmesi işlemine serum kreatinin, idrardaki kreatinin seviyelerini ölçme işlemine ise kreatinini klirensi adı verilmektedir.

Enflamasyon ( yangı, iltihap), vücudu mikroplar ve zararlı maddelerden kurtarmak ve doku hasarına karşı korumak için bağışıklık sisteminin kullandığı savunma yöntemdir. Tipik iltihap belirtileri arasında; ateş, kızarıklık, şişme ve ağrı bulunur. Enflamasyon akut veya kronik olabilir. Akut enflamasyona genellikle enfeksiyon veya yaralanmalar neden olur ve geçicidir. Kronik enflamasyona ise artrit, inflamatuar bağırsak hastalığı veya astım gibi kronik de denilen uzun süreli durumlar neden olur. Enflamasyon yani iltihap, kandaki belirli protein seviyelerinin yükselmesine neden olur ve bunlar, bazı durumlarda sebebin yanı sıra bu durumun kapsamını değerlendirmek için ölçülebilir. Vücutta bir iltihap oluştuğunda C-Reaktif Protein(CRP) değeri artar. CRP testi ile kandaki iltihap değeri ölçülmektedir. CRP seviyeleri enfeksiyonlar, iltihaplanma ve çeşitli hastalıklar sonucu yükselmektedir.
ESR (Eritrosit Sedimantasyon Hızı)  enflamasyon yani vücuttaki iltihabi durumu gösteren bir belirteçtir. Yüksek sedimantasyon, vücutta aktif bir hastalık süreci olabileceği anlamına gelmektedir. Bu test, vücuttaki enflamasyonun (iltihap-yangı durumunun) nerede olduğunu ya da bu tablonun hangi sebeple oluştuğunu göstermez. ESR’yi iltihaplanma dışı koşullar da yükseltebilmektedir. ESR testi; enfeksiyonlar, kanser ve otoimmün hastalıklar( bağışıklık sisteminin neden olduğu rahatsızlıklar) dahil olmak üzere, akut ve kronik enflamasyonla ilişkili durumların teşhis edilmesine yardımcı olan bir kan testidir.  

Vücudumuzdaki B12 vitamini seviyesinin ölçümü için yapılan testtir. İnsan vücudundaki B12 vitamini eksikliği birçok soruna davetiye çıkarmaktadır. Sağlımız için gerekli olan vitaminler suda ve yağda çözülebilme özelliklerine göre iki grupta sınıflandırılır. Isıya duyarlı ve suda çözünen bir vitamin olan B12, vücut tarafından üretilmemektedir. B12 vitamini, sinir dokusunun sağlığı ile kırmızı kan hücresi üretimini sağlamaktadır. Vücutta depolanma miktarı düşük olan B12 vitamini içeren besinlerin çok tüketilmemesi ya da bol miktarda tüketilmesine rağmen bağırsakta yeterli derecede emilememesi; unutkanlık, hafıza kaybı ve konsantrasyon bozukluğuna kadar birçok probleme yol açabilmektedir. Yaşlandıkça vücutta tutulumu azalan B12 vitamini eksikliğinin belirtisi; el, kol ve bacaklarda uyuşukluk hissi, özellikle bebeklerde ve çocuklarda gelişim geriliği, kansızlık, sinir sisteminde bozulma, yürümede zorlanma ve dengesizlik şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
25-Hidroksi olarak bilinen D vitamini testi, vücudumuzdaki D vitaminin miktarını ölçmek için yapılmaktadır. Yetişkinler ve çocuklar için en önemli vitaminler arasında yer alan D vitamininin eksikliği birçok sağlık sorununa neden olabilir. Özellikle kemik sağlımız için vazgeçilmez bir vitamin olan D vitamininin eksikliği, kanser gibi hastalıklarda hayati öneme sahiptir. Güneşten ve besinlerden alınan D vitamini, karaciğerde ve böbrekte değişime uğrayarak, daha etkili bir kimyasala dönüşmektedir. Osteomalazi, osteoporoz, paget gibi kemik hastalığı olanlarda, kas- iskelet sistemine ait sorunlar yaşayanlarda, güneş ışığını yeterli düzeyde alamayanlarda, obezite sorunu olanlarda, kısa aralıklarla hamile kalan anne adayları ile emziren annelerde D vitamini eksik çıkabilmektedir. Ayrıca kistik fibrosiz, MS, ülseratif kolit ve Crohn hastalığını teşhis etmek için bu testten yararlanılmaktadır.

Vücudumuzdaki en önemli ve en yaygın minerallerden biri olan kalsiyum, sağlıklı kemikler ve dişler için gereklidir. Bununla birlikte kalsiyum, sinirlerin çalışmasına, kasların kasılmasına, kanın pıhtılaşmasına ve kalbin düzgün bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Vücuttaki kalsiyumun yüzde 99’u kemikte depolanırken, geri kalan yüzde 1’i ise kanda dolaşır. Kanda bulunan kalsiyum oranının az ya da çok olması; kemik hastalığı, tiroid, böbrek rahatsızlıkları gibi sorunlara işaret edebilir.  Vücut sıvılarındaki kalsiyum eksikliği, sinir ve kasların aşırı uyarılabilir olmasına yol açar. Aşırı kalsiyum da bunun tam tersi etki gösterir. Kalsiyum testi, vücutta kemiklerde depolanmayan yani kanda bulunan kalsiyum miktarını ölçmek için yapılan bir testtir. Bu test ile genellikle kemik hastalıkları veya kalsiyum düzenleme bozuklukları (paratiroid bezi veya böbrek hastalıkları) takip edilir.
Fosfor; enerji üretimi, kas ve sinir fonksiyonu ile kemik büyümesi için büyük önem taşır. Ayrıca vücudun asit-baz dengesini korumaya yardımcı olan bir tampon görevi görür. Vücut ihtiyacı olan fosforu besinlerden karşılar. Birçok gıdada fosfor bulunur ve sindirim sistemi tarafından kolayca emilir. Fosforların çoğu, kemikleri ve dişleri oluşturmaya yardımcı olmak için kalsiyum ile birleşir. Fosfor eksiklikleri (hipofosfatemi) malnütrisyon, malabsorpsiyon, asit-baz dengesizlikleri, kan kalsiyumunda artış ve böbrek fonksiyonlarını etkileyen bozukluklarda görülebilir. Fosfor fazlalılığı ise (hiperfosfatemi), artan mineral alımı, düşük kan kalsiyumu ve böbrek fonksiyon bozukluğu ile görülebilir. Fosfor seviyeleri ayrıca paratiroid hormonu (PTH), kalsiyum ve D vitamini etkileşiminden de etkilenir. Düzenli ve sağlıklı beslenme fosfor değerlerinin normal olmasını sağlar.